BLOG

Derin tarih tuvalette!

Yazar :  | 

Sensörüne bağlı ışık, hareketsiz kalınca birden söner. Veee başka alemdeyiz de…

Yahu, WC’de zikir olur mu!

Yahu ne güzeldi eskiden WC’de huşu içindeydik!

Aklımıza binlerce yeni fikir gelirdi!

Şimdi ne oluyor?

Valla ne sensör, ne ben söyleyeyim!

Valla hareket sensörüne bağlı ışık, biz hareketsiz kalınca birden sönüyor…
Derken o huşu bozuluyor, başlıyorsun HUU çekmeye:

Öne-arkaya, sağa-sola sallanmazsan karanlıkta kalıyorsun!

Karanlık seni bozmuyorsa ve deliğe sabitlenmiş bir teknoloji varsa altında, iş kolay…

Ya alaturka bir ortamdaysan… Çömleği kırmamak elde değil.!

Gel de şimdi rahmetli Ahmet Kaya’yı anma: “Başım belada…”

Diğer yandan bu sensörlü lambaların faydaları da var:

Mesela koridorlarda kimse kimseye el sallamaz, merhaba demez olmuştu.

Oysa şimdi, karanlıkta kalmamak için sürekli el sallar durumdayız…

Gelelim SENSÖR’e…

Malum bu kelime; Latince, Fransızca, İngilizce… His’ten, (Sense) hissetmekten, duyudan, duymaktan geliyor…

Genelde modern kozmetik üründen tanıyoruz, SENSE kelimesini:

Sensitive Skin vb gibi… (5 duyu organından Deri gibi geliştirilen ürünlerde)

Kişinin kendisi bilinçli veya durum hakkında olması için yani… Hissediyorum!

Peki bu algılayıcı-sensör kelimesi nereden geliyor?

Atalarımız, ProtoTürkler, Latincenin çok çok öncesinde, yaklaşık (5 bin yıl önce) kullanmış bu kelimeyi.

Latince Sensus: Erken Türkçe ESİS*… yani His
(Es’in Bellek, His hafıza, Hatırlama, Can, Ruh anlamları da var)

Eee Kültür akışı bu demek. Kaldığı yerden devam yani.

Not: Kültür Akışına birkaç örnek*

Anlamı Erken Türkçe Latince
Sevgi AM A ama-amor
Yüce-Kral ALTUÇ altus
Ata-ecdat ATA Atavus
Ermek ER e-rigo

*Türklerin Kaybolan Ataları, Kazım Mirşan, sy 60-63

Komik mi? dersiniz ama dikkat buyrun

Bazı internet sitelerinde “zikir” için ciddi yorumlar da var: Mesela;

“Zikrullah için zaman ve mekân söz konusu değildir. Kur’an-ı Kerim özelde gece vaktini tavsiye etmekte sabahın erken saatleri ve akşam vakti; Zikrullah için uygun zaman dilimleri olarak gösterilmektedir.

Zikrullah için, yeryüzü içinde her yer müsaittir.
İbrahim En Nehai ;”Tuvalette bile zikrullahın sakıncası yoktur çünkü zikir yükselir gider” diyerek mekân ölçüsünü en alt düzeye indirgemiştir.”
(http://mehmethusrevoglu.com/v2/kitap-icerik/ZIKIR-ICIN-ZAMAN-VE-MEKAN-VAR-MI-/286)

bir görüş bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

antalya haber eve nargile antalya temizlik işleri