BLOG

Türkler Tarafından Kurulan Dünya Tarihteki İlk Devletler

Yazar :  | 

Tarihte Kurduğumuz İlk Devletler

Atalarımızın ilk devlet yapılanmaları
Türk adında devletlerin tarih sahnesine çıkışı

Tanrı tarafından yaratılmasından bu yana, aralıksız olarak, Bir’lik inancında olan ÖnTürkler, Türkler ve atalarımız, bulgu ve belgelere göre, doğumdan önceki (D.Ö yani M.Ö) dönemde 4 büyük devlet, birlik ve federasyon kurdu.

On binlerce yıl öncesinde, birbirleri ile aynı dönemlere denk düşen, birbirinin devamı şeklinde uzun bir süreci kapsayan devletlerin ilki; USUNG-UY/ ON-UYUL’dur. İşte bu devletin adındaki UY kelimesi Birlik anlamında olup, atalarımızın daha başlangıçta nasıl bir kainat anlayışı olduğunu ortaya koymaktadır. Birbirine yakın çok sayıda aile, oba vb toplulukların kurduğu bu birlik, daha D.Ö 10 binli yıllarda siyasal bir yapıya kavuşmuştu.

Devletimiz aynı zamanda dünyada yazının (alfabe benzeri) ilk defa kullanıldığı bir zenginliğe de sahipti. Kendilerini kozmozdaki kişi; ON ve OK halkları olarak ifade eden ÖnTürkler, Bir’lik ve Kainat felsefesi olgunlaşmış insanlardı.

Töreler üzerine kurulu, gönüllü birlik

Atalarımız D.Ö 8500’lü yıllarda, USUNG-UY/ ON-UYUL’un devamı ve onunla iç içe gelişen ikinci devletini kurdu. BİR-OY BÏL adını alan ve D.Ö 1517’ye kadar varlık gösteren yapıda ; OY, inanç ve düşünce anlamında, BİL de devlet demekti. BİR-OY BİL de, “bir, birlik inancına sahiplerin devleti” şeklinde açıklanıyordu.

BiR-OY BiL konfederasyonu, derin bir felsefeye sahip, büyük bir medeniyetti. İnsanın Tanrı’dan (göklerden, manevî âlemden) OZ’lasıp (öz, mükemmel) sekil değiştirerek, OT (od, ates, ısık, enerji) halinde yeryüzüne döne döne indiğine inanırlardı.

Kazım Mirşan ve onu izleyen tarihçilerin analizlerine göre bu devlette; herkes eşitti, ayırım yoktu. Bu yüzden kendilerini yönetecek olan BUĞ’u (Bey-lideri) seçimle (kurultayla) belirlerlerdi. Töreler ile yönetilen bu insanlar kısa zamanda Asiret-Klan düzeyinden Millet seviyesine çıkarak siyasal bir birlik kurmuşlardı.

Töreyi merkeze koyan devlet anlayışı, Yönetim paylaşma, adeta anayasaya varan kurallar manzumesi kuracak çok sağlam bir hukuk anlayışına ulaşmıştı. Bu insanlar, sanıldığının aksine büyük kentlerde yaşıyor, yeryüzü-gökyüzü ilişkilerini (Kozmoz) incelemişler, astro-fizik biliminde ilk eserleri vermişlerdi.

ALTI YARIK TİGİN’de atalarımız, “BİR” sözcüğü, “Tanrı inancıyla, O’na ilk defa varan, erişen kisi” olarak açıklanmaktadır. Bunu ÖN-Türk felsefesiyle söyle açıklayabiliriz;

Mademki ALKU (kainat) BİR halindedir, öyleyse bu BİR’i yeryüzünde temsil eden ÖNTÜRKLERİN de BİR halinde yasamaları gerekir.

Bugün çok daha önemli olan bir şeyi daha yapmışlardı ki, Türklerin bu temel hassası, en büyük farklarını oluşturuyordu. O da derin bir soyutlama yeteneği ve yaratıcılıkla, TAMGA dilini oluşturma, sembollerden yazıya geçmedir.

İlk alfabemiz olan Açıktaş Alfabesi (UW-ON) şu açıdan önemlidir:

Son buzul çağından (75 bin yıl önce) bu yana uygarlıkların gelişme yönleri ve aletleri incelendiğinde görülüyor ki, her bir topluluk; doğadaki canlıları ehlileştirip, tarımda, hayatta kullanabilir, demir vb madenlerden aletler (teknoloji) geliştirebilir, siyasal bir yapı, devletler kurabilirdi. Ancak o toplumu bir uygarlık, medeniyet çizgisinde sıçrama yaptıracak olan ise YAZI’nın kullanılmasıdır. Bu açıdan atalarımız, tarihe çok önemli bir katkı yapmışlardır.

Alfabe….

Türkler devlet geleneğini D.Ö 1517-879 arasında AT-OY BÏL ile sürdürmüşlerdir.

Erken Türklerde “canın Tanrı’ya kavuşmak üzere bedenden atılması” olan AT ifadesi ilk defa devlet adına yansımıştır. Bu tür bir atılmanın kağanlara özgü olacağı düşünülmüş ve atılmış olan şeye ATA denmiştir. Tanrı’ya kavuşmuş ruhların oluşturduğu bu felsefe, AT-OY BİL tanımını, “Allah tarafından yönetilen devlet” seklinde de yorumlanabilir.
Burada kesin olan şey; bu devlet adının da “inanç temelli” olduğudur. Devlet başkanına da AT-ATA denmektedir.

AT-OY BİL konfederasyonu oluşturan alt devletler de; URALLAR’da ÖKÜGİMİN YIS Devleti, KARADENİZ’ in kuzeyinde OK-USUY Devleti (İSKİTLER), KIRIM’ da ÖG-ÖDÜS Devleti, HARZEM’ de TATAR BİRİLE OK-AT Devleti, KAFKASLAR ve DOĞU ANADOLU’ da ISUB URA BİL Devleti ve AT OMİG İDUK BAS ÖKİ (ASTARHAN Hanlığı) Devleti’dir.

Türklerin kainat anlayışı ve devlet felsefesinin daha belirgin hale geldiği ata devletimiz ise D.Ö 879’da kurulun ve D.Ö 550’ye kadar uzanan TÜRÜK BÏL’dir.

Bugün Türk tarihinde, kamunun en çok bildiği (ama yanlışlarla dolu) dönem de budur. ON’ar (Hunlar), ÖK-ÜK TÜRÜRK (Göktürk) gibi devletlerin de doğduğu bu Türük Bil döneminde en önemli konu da adımızın ne şekilde anıldığıdır.

Türklerde Irk’çılık yoktur

O güne kadar büyük bir sahada uç devletler olsa da, bir süre sonra yeni bir yapılanma ihtiyacı duyan atalarımız, TÜRÜK BİL FEDERASYONU kurdu. TÜRÜK adının etimolojisini TÜR-ÖK seklinde açıklanıyo. Kazım Mirşan’ın Orhun yazıtlarındaki hatalı okumayı düzelterek yorumladığı bu kelimenin (ÖK-ÜK TÜRÜK) asıl anlamı, “Rabbani” türdür.

Hatta Türk tarihinin önemli tarihçilerinde Yoluğ Tigin (Saray tarihçisi), Türklerin aslının OK olduğunu sözlüyor: “OK-UDURUKIN YIS ile TEMİR KAPIĞ arasında OK asıllı ÖKÜK TÜRÜK, eğitilerek, anca oturmakta imiş.”

Kosmosdan geldikleri inancını taşıyan Ön-Türklerin kendilerini TÜRÜK diye

adlandırmaları da çok önemlidir. Kendilerini Allah’ın yarattığına, Allah’tan

geldiklerine inanmanın ifadesi TÜR-ÖK, TÜR-ÜK olmalıdır. Yani “Rabbani tür.” ÖK

sözcüğü SAHİP, RAB anlamına gelmektedir. Bugün Türkiye Türkçesinde de

kullanılmaktadır bu. ÖK-SÜZ, yani sahipsiz v ÖK-KEŞ, sahibine, Rabbine düşkün.

ÖnTürkler, Türk sözcüğünü bitik taşlarda IRK (URIK) sözcüğüyle bir arada hiç kullanılmamıştır. Ancak, Millet (Budun) sözcüğüyle beraber çok defa kullanıldı.
Ancak OK sözcüğü IRK sözcüğü ile yan yana kullanılmıştır: “3 OK UDURIKIN…” 3 Ok ırkı…

Bu dönemin Türkler için en ayırt edici konuus da budur: Türkler hiçbir zaman ırka dayalı bir devlet geleneğine sahip olmamıştır. Onlar; DİL, DİN, KÜLTÜR VE UYGARLIK temelinde, ortak paydasında, aynı ülküye sahip, gönüllü olarak bir araya gelen toplulukların ortak adı olmuşlardır.

Bu felsefe, Gazi Mustafa Kemal’in liderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nde de yaşatılmış, yaşatılmaktadır.

Bunun tersini iddia edenler; Oğuz Kağan vb liderlerimizi ve boylarımızı anlatan çeşitli efsane, menkıbelerde ortaya konan dili öne sürerler. Ancak Türk ve Türklük anlatımlarında isnat edilen hata; ON ve OK’tan geldiklerine, kendilerinin Tanrı’nın bir hediyesi olduğuna ve kainatı bir’lik içinde yaşadığına inanan atalarımızın eksikliği değil, onları eksik bilgilerle yorumlamaya çalışanların olmamışlığıdır.

Tarihte kurulan İLK Türk oluşumları, devletleri, konfederasyonlar:

OT-OZ KABİLESİ—MÖ 25.000’ler
ON-OK HALKI—MÖ 20.000-15000
ANAU HALKLARI—MÖ 12.000
OGÜL-ULKUS—MÖ 9000-7000
OK-OZ—-MÖ 7000’ler(İLK OĞUZLAR)
OZ HALKI —MÖ 6000-5000(UZLAR)
1-ON UYUL DEVLETİ: D.Ö 10.000-700
2-BİR OY BİL DEVLETİ: D.Ö 8.500-1517
3-AT OY BİL DEVLETİ: D.Ö 1517-879
4-TÜRÜK BİL DEVLETİ: D.Ö 879- D.S 580
(ÖKÜK-TÜRÜK-GÖKTÜRK?) (ONLAR-HUN?)

 

bir görüş bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

antalya haber eve nargile antalya temizlik işleri